Kategoriler
Sağa kaydır

Hurma Suyunun Faydaları

By Zeynep Önsoy 4 Haziran 2018 6 Gösterim Yorum yok

bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığa son verdiğini de hemen fark edeceksiniz.

Hurma suyunun bir diğer önemi faydası da vücudumuzdaki ödemin atılmasına yardımcı olmasıdır. Özellikle kadınların adet döneminde vücudunda oluşan ödemi atmalarında çok büyük faydası olmaktadır.

Hurma suyunu şeker niyetine kahve ve çaylarınıza katarak ta tüketebilirsiniz.
Günlük hayatta fazla enerji harcayan, bedenen çalışan ve özellikle sporcular enerji içeceği olarak rahatlıkla içebilirler.

Hurma suyu; hurma meyvesi gibi, lifli yapısı sayesinde bizleri kanserden koruduğu gibi kalp ve damar hastalıklarından da korur. Rahim, kolon ve göğüs kanseri riskini minimuma indirir.

Antioksidan özelliği vardır. Cildimizi besler, daha sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar. Birçok hastalığa karşı bizi korur.

Hurma suyu hafızayı güçlendirir. Yüksek tansiyon ve diyabet için doktor kontrolünde belirli oranlarda tüketilebilir. Hurma ve hurma suyunun bu tür hastalıkları tedavi edici etkisi bulunmaktadır.

İçeriğinde bulunan A vitamini sayesinde göz sağlığı için hurma suyu faydalıdır.

Stres ve strese bağlı gelişen rahatsızlıklara karşı önemli bir besin maddesidir. İçeriğinde bulunan B6 vitamini sinir sistemi ve kasları olumlu yönde etkiler.

Potasyum içerdiğinden çocukların gelişimine katkıda bulunur. Çocuklarda süte karıştırılarak ya da bir dilim ekmeğin üzerine sürülerek tüketilebilir.

Hurma suyunun bir diğer güzel özelliği ise; uzun süre muhafaza edilebilir olmasıdır.

Hamile, emziren kadınlar ve önemli hastalığı olan kişiler her zaman önerdiğimiz gibi mutlaka doktor kontrolünde bu besinleri tüketmelidirler. Sipariş vermek için https://www.dogalavm.com/hurmatat-hurma-suyu-380-g...

Organik Yumurtanın Faydaları

By Zeynep Önsoy 1 Haziran 2018 3 Gösterim Yorum yok

Sabah kahvaltılarının ve birçok tarifin vazgeçilmezi olan “yumurta” insan sağlığı için etkin rol oynuyor. Organik yumurta; insan sağlığında önemli bir yer edinmiş durumda. Yumurta; özellikle protein bakımından diyet yapan kişilerin, sporcuların, çocukların ve yaşlıların kasları güçlendirdiği ve kemikleri sağlamlaştırdığı için tüketmesi gereken bir besin, büyük bir enerji kaynağı. Yaşlılarda kemik erimesinin önüne geçen, çocuklarda kas ve kemik oluşumunu geliştiren yoğun vitamin deposu. Günde bir yumurta tüketen biri tüketmeyenlere oranla daha dinç ve enerji dolu oluyor. Organik yumurtanın bu kadar rağbet görmesindeki en temel etken besin değerleriyle oynanmamış ve tavuklara herhangi takviye besinler verilmemiş olmasından kaynaklanıyor. Piyasada bulunan maalesef genetik değerleriyle oynanmış ya da erken oluşum için birçok farklı hilelere başvurulmuş yumurtaları tüketmenin bizler için hiçbir faydası olmadığı gibi zararı da fazla.

Peki sağlıklı ve besin değeri yüksek organik yumurta alırken nelere dikkat etmeliyiz? Her şeyden önce yumurtanın kabuğunun ince kabuklu değil sağlam olmasını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Kokusunun da kötü kokulu olmaması dikkat etmemiz gereken başka bir konu. Organik yumurtayı haşladığınızda yumurta kabuğunun altında rengarenk bir görünüm olmaması gerekiyor. Ayrıca yumurtayı kırdığınızda eğer sarısı dağılmıyorsa yüksek ihtimalle taze yumurta almışsınız demektir. Uzmanlar yumurtanın besin değerlerinin kaybolmaması için en sağlıklı yöntemin haşlayarak yememiz konusunda hemfikir.

Sağlığımız her şeyden değerli… Yediklerimizin doğal ortamlarda, sağlıklı koşullarda üretildiğinden emin olmadan hiçbir şey satın almayalım.
Doğal ürün alternatifleri için buradan sipariş verebilirsiniz!

Gluten Nedir? Hangi Yiyeceklerde Bulunur?

By Zeynep Önsoy 28 Mayıs 2018 3 Gösterim Yorum yok

Son zamanlarda adını sık sık duymaya başladığımız çölyak ve gluten intoleransı ile birlikte glutensiz diyetler de moda haline geldi. Peki gluten nedir, çölyak hastalığı nedir?
Gluten, ekmek yapımı esnasında oluşan hamurun sakıza benzer ağsı yapısını oluşturan yani hamurun güçlü yapısından sorumlu olan proteindir. Gluten olmadan ekmek mayalanmaz ve kabarmaz.

Unlu mamullerin yapısını sağlayan madde olan gluten; çavdar, arpa ve yulaf gibi diğer tahıllarda da bulunur ancak bunların hiçbiri, buğdaydaki kadar etkili değildir. Gluten hem ucuz hem de kıvam veren bir madde olduğundan endüstriyel olarak vazgeçilmezdir. Gluten kıvam arttırıcı ve yapıştırıcı özelliği ile günlük kullandığımız aslında diş macunu, sakız, bazı kozmetik ürünlerinde hatta deterjanlarda bile kullanılmaktadır. Bu yüzden glutenden uzak durmak gerçekten çok zorlaşmaktadır.

Bazı insanların glutene karşı özel bir hassasiyeti vardır. Çölyak hastası olan kişilerin gluten alerjisi bulunur ve bu kişiler glutenli gıdaları sindiremezler.

Çocuklarda eğer erken teşhis konulamazsa büyüme geriliklerine, büyüklerde ise kansızlığa ve kemik erimesine, bayanlarda adet düzensizlikleri ve kısırlığa neden olur.

Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan gluten adlı alerjen proteine karşı ince bağırsağın başlangıç kısmı ve bazen de son bölümünde oluşan aşırı duyarlılık sonucu gelişen bir hastalık olan çölyak, ömür boyu devam eden tek gıda alerjisidir. Gluten içeren ve çölyaklı hastaların tüketmemeleri gereken besin maddelerinin başında yulaf, arpa, çavdar ve buğday yer almaktadır.

Gluten hassasiyetine sahip olanların ve çölyak hastalarının gluten içeren tüm besinlerden uzak durması gerekmektedir; öncelikle buğday, arpa ve çavdar ile yapılan ekmek, pizza, kek, kurabiye, pasta, makarna ve buna benzer gıdalardan..

Gluten hassasiyetiniz varsa ya da çölyak hastasıysanız farklı glutensiz ürünlerimize bakmak ve sipariş vermek için buraya tıklayabilirsiniz.

Organik Kozmetik Ürünleri

By Zeynep Önsoy 23 Mayıs 2018 7 Gösterim Yorum yok

Makyaj yapmak ve cilt bakımı Dünya’daki nerdeyse tüm kadınlar için çok önemlidir. Güzel ve bakımlı görünmek tüm kadınlar için vazgeçilmezdir. Makyaj yapmak yalnızca güzel görünmeyi değil, kendimize güvenimizin artmasını da sağlar. Ancak yapılan araştırmalara göre kullandığımız cilt bakım ürünlerinin içerdiği bazı kimyasal maddelerin sağlığımıza zararlı oldukları tespit edildi. Hatta makyaj ürünlerindeki bileşiklerden bazılarının kanserle doğrudan bağlantısı dahi bulundu. Bildiğiniz üzere derimiz gerekli maddeler sağlandığında kendi kendini onarma ve iyileştirme özelliğine sahiptir. Aslında yapmamız gereken oldukça basit; doğal bir bakım rutini izleyerek cildimize mümkün olduğunca yardımcı olmak.

Kullandığımız ürünler derimizin üzerinde kalmakla yetinmeyip çok daha derinlere kadar inerek kan dolaşımımıza karışır ve vücudumuzun tüm bölgelerini etkiler. Sağlıklı olmak için vücudumuza aldığımız besinler kadar dolaşımımıza katılan bu kozmetik ürünleri de etkilidir. Bu yüzden elimizden geldiği kadar doğal güzellik ürünleri tercih etmekte fayda vardır.

Geleneksel güzellik ürünleri çoğunlukla petrol bazlı içerikler barındırmaktadır ve üretim süreçlerinde farklı kimyasallar kullanılır. Paraben kozmetik maddelerinde sıkça kullanılan kimyasalların başında gelir. Bu kimyasal maddenin de kansere neden olduğu uzmanlar tarafından net bir şekilde açıklanmıştır. Siz de lütfen makyaj ürünü satın alırken içinde paraben olmayan ürünleri tercih etmeye dikkat edin.
Cilt bakım ve makyaj ürünlerini satın alırken kokularına da çok fazla dikkat ederiz. Güzel kokması için kullanılan kimyasal kokuların sağlığımıza ne kadar zararlı olduğunu hiç düşündünüz mü? Kullanılan suni aromaları; gün boyunca hem solunum yoluyla içimize çekerek hem de deri yoluyla vücudumuza nüfus etmesine neden olmaktayız. Bunun da kansere, doğum kusurlarına ve sinir sistemi hastalıklarına yol açtığını unutmamalıyız. En doğal ve yoğun kokular bitki özlerinin yağlarından elde edilir.
Cildinizin en iyi doğal nemlendiricisi kakao yağıdır. Genç bir cilde sahip olmak istiyorsanız cildinizi günlük nemlendirme işleminde mutlaka kakao yağı kullanın. Çünkü kakao yağı cildimizin ihtiyacı olan bütün temel yağ asitlerini barındırır. Bunun yanı sıra beyaz çay, kayısı, nar tanesi özleri de cildimizi besler ve yaşlanmayla ortaya çıkan elastikiyet kaybını önler.
Organik kozmetik ürünleri mevcutken neden sizi yaşlandıran ve hasta olmanıza neden olan ürünler kullanmak isteyesiniz ki? Kimyasal bazlı güzellik ürünleri kullanmak sizi yalnızca geçici ve kısa süreliğine güzelleştirecektir. Arkasında bırakacağı hasar sizin için geri dönülmez olacaktır. Geleneksel kozmetik ürünlerinin aksine organik makyaj malzemeleri cildinize sağlıklı, daha genç ve doğal bir güzellik ve ışıltı katacaktır.
Doğal kozmetik ürünlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

​Kuru Meyveler

By Zeynep Önsoy 20 Mayıs 2018 13 Gösterim Yorum yok

Şifa deposu, lif açısından oldukça zengin, sindirim sistemimizin dostu olan kuru meyvelerin faydalarını biliyor musunuz? Özellikle yaz mevsimine girdiğimiz şu günlerde diyet yapanlar için hepsi vazgeçilmez birer ara öğün. Yiyecekleri korumak için kurutma yönteminin en eski yöntemlerden biri olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sayede yiyeceklerimiz uzun süre dayanıklılığını korur ve C vitamini dışında bütün mineralleri korunur. Meyveler arasında kurutmaya en elverişli olanları kayısı, incir, üzüm, dut, erik elma, armut, vişne, kivi, mango, muz, çilek, ananastır. Bu meyve kurularının da hepsinin ayrı ayrı faydaları vardır.


Kuru kayısı

Kayısı bildiğimiz gibi lifli bir meyvedir. Özellikle kabızlık şikayeti olanlar günde 5 adet kayısı yiyerek hem sindirim hem de bağırsak problemlerine çözüm bulabilirler. Besleyicidir ve potasyum açısından çok zengindir. Bağışıklık sistemini korur. Stresi ve kansızlığı önler. Çocuklarınıza yeterli miktarda kayısı yedirmeyi ihmal etmeyin; uzmanların açıklamalarına göre kayısı büyümeye yardımcıdır. Görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişiminin düşmanıdır. İçinde bulunan potasyum sayesinde kalp kaslarının ve sinirlerinin gelişimi için son derece önemlidir.

Kuru üzüm

Her şeyden önce kuru üzüm çok iyi bir enerji kaynağıdır. Kan yapıcı özelliğe sahiptir. Balgam söktürücü etkisiyle solunum hastalarına tavsiye edilir. Tansiyon hastalarına günde 10 adet yemeleri önerilir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Hurma

Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Antioksidan içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Cilt güzelliği ve sağlığının korunmasında rol oynar. Hazımsızlığa iyi gelir. B1, B2 vitaminleri ile sinir sistemini korur. Beyin fonksiyonlarının düzenler.

Kuru elma

Elmanın lifli olması ve tok tutma özelliği sayesinde diyetlerde özellikle yenilmesi tavsiye edilen bir meyve olduğunu hepimiz biliyoruz. Kuru elma da aynı özelliklere sahip. Özellikle yoğurtla yendiğinde zehirli ishal türleri üzerinde çok güçlü bir etkisi vardır. Ayrıca her gün bir avuç kuru elma yemeniz eğer gün boyu bilgisayar başında çalışıyorsanız gözlerinize çok iyi gelecektir.

Kuru Dut

Kan yapıcı ve ateş düşürücü olan kuru dut vitamin deposudur. Kuru dut ağız kokusunu yok eder. Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü etkiye sahiptir.

Kuru erik

İçinde bol miktarda kalsiyum ve D vitamini bulunur. Özellikle yaşlılık döneminde kemik erimesinin olmaması için kadınların bol miktarda tüketmeleri önerilir. Tüketimi kemik sağlığının ciddi oranda korunması demektir. Bunun dışında kuru eriğin içerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle; tansiyon, karaciğer, kalp, böbrekler için faydası vardır. Boğaz ağrısı ve bronşitte etkilidir. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Kan şekerini düşürür. Kanser ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi vardır.
Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi meyvelerin faydalarından yararlanmaya başlayın!

Bitkisel Sabunların Faydaları

By Zeynep Önsoy 17 Mayıs 2018 6 Gösterim Yorum yok

Sabun denilince aklımıza ilk gelen şey güzel ve mis gibi kokan temizlik hissidir. Genelde bitkisel yağlar kullanılarak yapılan sabunlar, doğal yaşamın bir parçasıdır. Doğal sabunlar; doğal gliserin ve kullanılacak doğal ürünlerin yağları birleştirilerek yapılır. Böylece kullanılan yağların faydaları cildimize kolaylıkla etki eder. Doğal sabunlar, kimyasal sabunlar gibi çok fazla köpürmez. Çok fazla köpük demek çok fazla temizlik demek değildir. İnce bir köpük tabakası da cildimizin bakımı için yeterlidir. Köpüklü tabakayı cildinizde 2 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulamanız gerekmektedir. Kullandığınız sabunların iyi etkilerini görebilmeniz için doğal olmalarına, renklendirici gibi katkı maddelerinin kullanılmamış olmasına ve kimyasal işlem görmemiş olmalarına dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu yüzden sabunlarınızı satın aldığınız yerin güvenilirliğini mutlaka araştırın. Maalesef piyasada sadece parfüm ve renklendiriciyle üretilmiş çok fazla sabun bulunmaktadır. Böyle ürünlerin cildimize hiçbir yararı olmadığı gibi zararı düşündüğünüzden çok fazladır. Dilerseniz biraz da doğal sabun çeşitlerinin faydalarından bahsedelim.

Zeytinyağı sabunu: İçeriğinde barındırdığı yoğun E vitamini sayesinde cildi koruyan ve güzelleştiren bir sabundur. Deri hastalıklarını iyileştiricidir. Gözenekleri sıkılaştırır, cildi parlatır. Antiseptik özelliği ile ergenlik dönemindeki sivilceleri giderir. Hücreleri yeniler, böylece yaşlanmanın da önüne geçer. Saç dökülmesine iyi gelir. Saçları besler ve gürleştirir.

Yasemin sabunu: Kas ağrıları azaltır. Çatlakları giderir. Cilde elastikiyet kazandırır. Tahriş olmuş ve kurumuş ciltleri yatıştırır.

Tarçın sabunu: Özellikle ayak ve vücudunda terleme şikayeti olanlar kullanmalıdır. Cilt hassasiyetinden kaynaklanan alerjilere iyi gelir.

Rezene sabunu: Cilde peeling etkisi yaparak ölü deriden arındır. Kan dolaşımının hızlanmasını sağlar.

Gül yaprağı sabunu: Hassas ciltler için idealdir. Genelde makyaj temizliğinde kullanılır.

Kil sabunu: Cilde peeling etkisi yaparak ölü derileri temizler. Cildi canlandırır.

Kekik sabunu: Saç diplerinde oluşan yaralar ve sivilceleri gidermek içindir. Kepek oluşumunu da önler. Saç diplerindeki kaşıntıyı giderir. Sedef hastalığına iyi gelir.

Keçi sütü sabunu: Vücudumuzun herhangi bir yerinde bulunan lekenin giderilmesi için kullanılır.

Leylak sabunu: Cildi yumuşatır.

Lavanta sabunu: Zona hastalığını tedavi eder. Kaşıntıları giderir. Cilde canlılık verir. Yanık ve sivilceleri yatıştırır.
Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi sabunların faydalarından yararlanmaya başlayın!

Bitkisel Çaylar ve Faydaları

By Zeynep Önsoy 25 Nisan 2018 11 Gösterim Yorum yok

Neredeyse her bitkiyi artık çay olarak tüketiyoruz. Bu bitkilerin sağlığımıza birçok faydası bulunuyor. Bildiğimiz gibi fazla tüketmenin de zararları var. Bu yüzden ‘azı karar çoğu zarar’ düşüncesiyle çaylarımızı tüketmeliyiz. Her bitkinin farklı farklı faydaları var ve bir çok hastalığın da iyileşmesinde önemli rol oynuyor. Biz de sık tüketilen bitki çaylarının faydalarından bahsedelim istedik.…

Yeşil çay

Metabolizmayı hızlandırır, çoğu diyetisyen bu yüzden diyet listelerinde yeşil çaya yer verir. Kilo vermeye yardımcı olur.
Antioksidandır.
Kanser gibi bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklarından korur.
Diş çürümelerini önler.

Rezene çayı

Emziren kadınlarda sütü artırır.
Hazımsızlığı giderir.
Mide ağrılarına iyi gelir.

Isırgan çayı

Selülit tedavisine iyi gelir.
Karaciğer ve böbreği temizler.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
İdrar söktürür.

Biberiye çayı

Hazımsızlık ve kabızlığa iyi gelir.
Toksinleri atmaya yardım eder.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Kan dolaşımını hızlandırır.
Baş ağrısına ve strese iyi gelir.

Papatya çayı

En yaygın özelliği sakinleştirici özelliğe sahiptir.
Kas ağrılarına iyi gelir.
Adet dönemlerindeki karın ağrılarına iyi gelir.

Kekik çayı

Üst solunum yollarıyla ilgili hastalıklara iyi gelir. Boğaz ağrılarını ve öksürüğü azaltır.
Antioksidan ve antiseptiktir.
Sakinleştirici etkiye sahiptir.

Nane çayı

Mide bulantısına iyi gelir.
Sindirimi hızlandırarak gaz sorununu azaltır.
Sakinleştirir.
Ağız kokularını giderir.
Kötü kolesterolü düşürücü etkisi vardır.

Sarımsak çayı

Bildiğimiz gibi sarımsak doğal antibiyotiktir ve vücudu hastalıklara karşı korur.
Mantar hastalıklarına iyi gelir.
Saç dökülmelerini önler.

Kuşburnu çayı

Kötü kolesterolü düşürür.
Kan şekerini dengeler.
İdrar söktürücüdür ve idrar yolu hastalıklarına iyi gelir.
Antioksidandır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Adaçayı

Kan şekerini düşürmeye yardımcı olur.
Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardım eder.
Sakinleşmenize yardımcı olur.
Strese iyi gelir.
Karaciğeri temizler.
Safra kesesinin çalışmasına yardımcı olur.
Boğaz ağrısına iyi gelir.

Lavanta çayı

Sakinleştirir, uykusuzluğa iyi gelir.
Depresyonda olan kişilere iyi gelir.
Ateş düşürücü özelliğe sahiptir.
Ağız kokusunu giderir.
Migren ağrılarına iyi gelir.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi çayların faydalarından yararlanmaya başlayın!
https://www.dogalavm.com/bitkisel-urunler/bitki-ca...

Organik Temizlik Deterjanları Sizin Dostunuz...

By Zeynep Önsoy 17 Nisan 2018 14 Gösterim Yorum yok

Temizlik ürünlerinin içerisindeki kimyasalların vücudumuza olan etkileri ortaya çıktıkça, neredeyse her gün kullandığımız bu ürünlerin daha çevreci ve doğal alternatiflerini bulmaya çalışıyoruz.

Maalesef, deterjanlar gibi saç ve cilt bakım temizlik ürünlerinin içerisinde de oldukça fazla sentetik içerik bulunmakta; özellikle petrolden üretilen kimyasallar bulunmakta.

Çamaşırlarınızı yıkarken tercihinizi tamamen doğal olan ürünlerden yana kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Artık günümüzde hiçbir kimyasal madde içermediği için doğal statüsünde olan ürün bitkisel aktif bileşenler kullanılarak üretilen deterjanlar bulunmakta. Bu ürünler sentetik parfüm, boya ve renklendiriciler içermiyor. Aynı zamanda paraben, GDO, klor, kostik, amonyak ve optik ağartıcı gibi kimyasal maddeler de içermeyen çamaşır yıkama deterjanları çamaşırlar üzerinde de zararlı kalıntılar bırakmıyor. Ciltleri hassas olan bebeklerimizin kıyafetlerinin yıkanmasında da kullanıma uygun olan bu ürünlerkolay durulama özelliğine de sahip.

Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi ürünün faydalarından yararlanmaya başlayın!

https://www.dogalavm.com/ev-bakimi/camasir-deterja...

​KESTANE BALININ FAYDALARI

By Zeynep Önsoy 14 Nisan 2018 85 Gösterim Yorum yok

Kestane balının güçlü antioksidan etkisi sayesinde kansere karşı koruyucu olduğunu biliyor muydunuz?

Evet; doğru duydunuz. Kestane balı kansere karşı bizleri koruyor.
Tadının hafif acı olması nedeniyle kahvaltıda aslında alışık olduğumuz gibi tereyağ ile beraber çok ta lezzetle yiyemediğimiz ve halk arasında daha çok ‘ilaçlık bal’ diye adlandırılan kestane balının faydalarını uzmanlar saymakla bitiremiyor… Dilerseniz bu balın biraz faydalarından bahsedelim…

Koyu kahverengi, hafif acı ve kestane kokusu olan bu bal, antiseptik özelliğiyle tanınıyor. Yüksek mineralleriyle aromatik bir tada sahip. Yapılan araştırmalarda özellikle tarçın ve kestane balını birlikte tükettiğinizde mucizevi faydaları olduğu biliniyor.

Uzmanlar özellikle mevsim geçişlerindeki halsizlik ve yorgunluğu gidermek için ve bu dönemlerde ortaya çıkan solunum yoluyla ilgili alerjilerinizin önüne geçmek için düzenli bir şekilde kestane balı tüketmenizi öneriyor. İçerdiği B ve C vitamini, mineraller ve demir açısından zengin olan bu bal bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve sizi hastalıklara karşı korur. Kaslarınıza ve kemiklerinize güç verir.

Bunun yanı sıra antibakteriyel özelliği sayesinde de vücutta oluşan birçok hastalığa karşı çok faydalı. Kestane balını yulaf unu ile karıştırarak yüzünüze maske olarak uyguladığınızda çok kısa sürede yüzünüzün nem kazandığını ve sivilcelerinizden kurtulduğunuzu göreceksiniz. Ayrıca içerdiği antioksidanlar sayesinde yaşlanmaya bağlı kırışıklıklarınızı önleyerek cildinizin daha genç görünmesini sağlayacak.

Kalp hastalıklarına karşı koruduğu ve kolesterolü düşürerek kalp ritmini düzenlediği, sabah ve akşam düzenli şekilde kestane balı tükettiğinizde sindirim sistemine iyi geldiği için kabızlığı giderdiği ve kilo vermenize de yardımcı olduğu uzmanlar tarafından açıklanan bir gerçek.

Kestane balının faydaları saymakla bitmiyor. Her zaman söylediğimiz gibi önemli bir rahatsızlığınız varsa lütfen doktorunuza danışmadan bu tip ürünleri tüketmeyiniz. Her şeyi dozunda ve bilinçli tüketmeliyiz. Örneğin şeker hastaları, hamilelik şekeri yaşayan anneler, insülin direnci olanlar ve şeker hastalığı riski olanlar mutlaka bir uzmana danışarak kestane balını tüketmelidir.

Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi besinin faydalarından yararlanmaya başlayın!


Bebeklerde En İyi Ek Besin Tarhana Çorbası

By Zeynep Önsoy 12 Nisan 2018 19 Gösterim Yorum yok

Ek gıda olarak bebeğime ne versem diye düşünen annelere uzmanlardan güzel bir tavsiye geldi. Bebeklerde en iyi ek gıda tarhana çorbası… Hem hazırlaması kolay hem de lezzeti bakımından bebeklerinizin kolay bir şekilde yiyebileceği bir besin. Bebeğime sürekli aynı sebze çorbasını yapıyorum, artık yemek istemiyor diye yakınan annenlere de güzel bir çözüm.


Tarhana içinde bulunan vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengin. Özellikle B vitamini bakımından çok önemli. B vitaminin yanı sıra kalsiyum, demir, protein ve çinko da içeren tarhana adeta bir vitamin deposu.

Dikkat edilmesi gereken tek konu satın alacağınız tarhananın doğal, organik olması… Nereden bulacağım, nasıl güveneceğim doğal olduğuna diye düşünüyorsunuz. Sonuçta bebeğinize yedireceğiniz ürünün sağlıklı ve temiz olması tüm annelerin düşündüğü ve dikkat ettiği hassas bir konu.
Günümüzde bebekler için üretilen ‘bebek tarhanası’ adı altında satılan ürünlere rastlıyoruz. Bunları gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. https://www.dogalavm.com/temel-gida/tarhana

Tarhana çorbanızı su yerine sütle veya et suyu ya da tavuk suyu ile yapmanızı öneriyoruz. Ekstra tuz eklemenize gerek yok. Böylelikle çorbanızın besin değeri oldukça yüksek olacaktır.

Ek gıdaya genelde bebeklerin 6. ayında geçilmektedir. Siz de bebeklerinize 6. aylarından itibaren önerdiğimiz şekilde tarhana çorbalarını yaparak başlayabilirsiniz…
Siz de hemen sipariş verin, bu mucizevi besinin faydalarından yararlanmaya başlayın!
https://www.dogalavm.com/temel-gida/tarhana