Alışveriş Sepeti

0 adet 0,00 TL

My Cart -

0 adet
My Cart: (0)
Kategoriler
Sağa kaydır

Enginar suyu nasıl kullanılmalıdır?

By dogal avm 27 Aralık 2017 11 Gösterim Yorum yok

ENGİNAR SUYU ALIRSAK NASIL KULLANMAMIZ GEREKİR GÜNDE NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?

- Günde 1 defa çay bardağının 4/1 kadar enginar suyu 4/3 kadarına su konur

- Ağzı kapalı olduğu için bozulmaz

- Enginar yaprağından yapılmaktadır

- Cam şişede saklanır ve saf enginar yaprağından elde edilir.

https://www.dogalavm.com/mecitefendi-enginar-suyu-...

Organik Ürünlerin Besin Değerleri

By Selman Tunc 25 Aralık 2017 21 Gösterim Yorum yok

Son yıllarda önemi çok daha fazla anlaşılan organik tarım yöntemi ile elde edilen gıdalar, konvansiyonel tarım yöntemi ile elde edilen gıdalardan çok daha besleyici olabiliyor. Bu alanda yapılan onlarca araştırmanın sonucu gösteriyor ki; organik tarımla üretilen gıdalar, konvansiyonel tarımla üretilen gıdalardan çok daha besleyici. Dolayısıyla sağlığa daha büyük katkılarda bulunabiliyor. Özellikle bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve vücudun hastalıklara karşı korunabilmesi, beslenme ile alınan vitamin ve mineral değerleri ile çok yakından ilgili…

Organik Gıdaların Toksik Oranı Çok Daha Düşük

Organik gıdaların içerdiği 20’den fazla vitamin ve mineralin besin değerleri çok daha yüksek olmasına karşın, bu gıdaların toksik yani nitrat değerinin de bir o kadar düşük olduğu, pek çok araştırma ile elde edilen bilgiler arasında bulunuyor. Toksik değerinin düşük olması, beslenme ile vücuda alınan negatif değerlerin de daha az olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla organik tarımla üretilen gıdalar bu noktada da farkını ortaya koyabiliyor.

Organik Tarımla Üretilen Gıdaların Besin Değerleri

Amerika’da bağımsız bir kuruluş tarafından bir araştırma gerçekleştirdi ve araştırmanın sonucu da tüm dünya kamuoyu ile paylaşıldı. Bu araştırma organik gıdalar ile organik olmayan gıdaların kıyaslanması üzerine gerçekleştirildi. İşte o araştırmanın sonucunda elde edilen veriler:

Organik ürünler % 63 oranında daha fazla kalsiyum içeriyor

Organik ürünler % 78 oranında daha fazla krom içeriyor

% 390 oranında daha fazla selenyum içeriyor

% 118 oranında daha fazla magnezyum içeriyor

Organik gıdalar son yıllarda sağlıklı beslenme noktasında daha fazla tercih edilmeye başlandı. Peki, ya diğer organik ürünler? Bilinçli toplumlar sadece gıda malzemelerinde değil diğer ürünlerde de olabildiğince organik sertifikasına sahip olanları seçiyor. Öncelikle bu ürünlerin tamamı olmasa da büyük bölümü doğada tamamen çözünebilme özelliğine sahip olabiliyor. Dolayısıyla atık maddeye dönüşmüyor ve doğayı kirletmiyor. Bu yönüyle geleceğine ve yaşadığı dünyaya sahip çıkan bilinçli bireyler tercihini doğayı kirletmeyen ürünlerden yana kullanıyor.

Organik üretim yapan her firma olmasa da bazı firmalar sadece doğayı değil, hayvanları da koruyan bir üretim gerçekleştiriyor. Örneğin ürünleri hayvanlar üzerinde test etmiyor. Bu anlamda da doğayı koruyan ürünler hazırlayarak tüketicinin beklentilerini en üst düzeyde karşılayabiliyor. Hayvanlar üzerinde test edilmeyen ürünler Vegan Sertifikası almaya hak kazanıyor. Kullandığınız ürün Vegan Sertifikasına sahipse, bir hayvana zarar verilmeden üretilmiş demektir. Gönül rahatlığı ile bu ürünleri kullanabilirsiniz.

Ecocert Sertifikası da bu noktada size bir fikir verebilir. Ürünün bu sertifikaya sahip olması için içeriğinin en az % 95’i bitkisel olmalı ve % 10’u da organik tarımla elde edilmiş olmalı. Aynı zamanda üretimin hiçbir aşamasında hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması gerekiyor.

Cosmebio Sertifikası da yine hayvan testleri noktasında Avrupa standartlarını uyguluyor. Ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmemiş olmasını talep ediyor. Aksi halde ürünün bu sertifikayı alması mümkün olmuyor. Paraben kullanımı da yasak ancak sertifika % 5 sentetik ürün kullanımı gibi bir esneklik sunuyor.

Vegan Society ve Vegetarian Society sertifikaları da hayvan deneylerine izin vermeyen sertifikalar oluyor. Hiçbir üretim aşamasında hayvanların öldürülmemesi ve hayvan deneyi yapılmamış olması gerekiyor.

Keçi Sütü Hakkında

By Selman Tunc 25 Aralık 2017 13 Gösterim Yorum yok

Keçi sütü ile ilgili yapılan bilimsel araştırma ve toplanan verilere dayanarak diğer sütlere göre keçi sütü hem besin değerleri olarak hem de içerik olarak oldukça fazla. Örnek verecek olursak; anne sütünün besin değerindeki protein 1,6 iken keçi sütünde bu oran 4,3'tür. Son zamanlarda popülerliği artan keçi sütünün faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz :

*Keçi sütü doğal homojen kaynağıdır.

*Keçi sütünün içerisinde bulunan yağ molekülleri daha küçük olduğundan diğer sütlerdeki gibi topak topak olup üst katmanda birikmez. Bu da sindirimi kolaylaştırır.

*Sinirsel nedenlerle hazımsızlık ve kabızlık durumlarında da keçi sütünün kolay hazmı ve yüksek B1, B2 vitamin içeriği yararlı olmaktadır.

*Keçi sütü bileşimi, bebek beslenmesinde sulandırılarak verildiğinde inek sütünden daha fazla anne sütüne benzer yapıdadır.

*Zayıflamak isteyenlerin tercih etmesi gereken bir besindir. Yağ yakma ve bağırsakları çalıştırma noktasında önemli rol oynar.

*Yaşlanmadan kaynaklanan kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Neden Organik Ürünler Tüketmeliyiz?

By Selman Tunc 25 Aralık 2017 14 Gösterim Yorum yok

Sağlıklı bir yaşam sürmenin öncelikli koşulu, sağlıklı beslenme ve doğal ürünler tüketmek olabiliyor. Aslında nelerin tüketildiği ya da nelerin tüketilmediği, kişinin yaşayabileceği olası rahatsızlıklarda belirleyici bir unsur olabiliyor.

Sağlıklı bir yaşam sürmenin öncelikli koşulu, sağlıklı beslenme ve doğal ürünler tüketmek olabiliyor. Aslında nelerin tüketildiği ya da nelerin tüketilmediği, kişinin yaşayabileceği olası rahatsızlıklarda belirleyici bir unsur olabiliyor.

Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada artık doğal tarım yöntemlerine ağırlık verilmeye başlandı. Ülkemizde son zamanlarda doğal ürünlerin tüketimi çok daha fazla talep görüyor. Herhangi bir kimyasal madde ya da yapay maddeler kullanılmadan üretilen gıdalar yine doğal yöntemlerle işleniyor ve bu sayede tüketiciye en natürel şekliyle ulaşabiliyor. Ancak her firmanın ürünleri için bu husus geçerli olamıyor. Organik Nedir? Organik, hem bitkilerin hem de hayvansal gıdaların genetiğine dair hiçbir değişim yapılmadan ve kimyasal bileşenlerden uzak tutularak üretilmesidir. Yani organik aslında bir üretim sürecini kapsar. Bu süreç ülkemizde Tarım Bakanlığı tarafından denetlenir ve şayet söz konusu kriterler gözetiliyorsa o gıda Tarım Bakanlığı Organik Sertifikası almaya hak kazanır. Hangi Gıdalar “Organik”? Öncelikle organik beslenme ya da organik ürün konusunda halen yeterli bilinç oluşmuş değil. Bu nedenle konuya daha yakından bakarak hangi gıdaların organik olarak değerlendirilebileceği hususunda bir bilinç kazanılması lazım. Organik gıdalar bu alanda otorite olan kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış olan gıdalardır. Çünkü söz konusu kuruluşlar gıdanın yetişme sürecinden ambalajlanmasına kadar her aşamayı kontrol ediyor. üretiminden paketlenmesine kadar tüm aşamalarda doğal olmayan ya da kimyasal maddeler kullanıldığında, söz konusu ürün “organik” sertifikası alamıyor. Ancak pek çok ürünün etiketinde “doğal” kelimesini görebilirsiniz. Çünkü bazı üretim firmaları doğadan gelen her ürünün doğal olduğunu belirtiyor. Örneğin pirinç doğadan geldiği için “doğal” ibaresi ile pazarlanabiliyor. Fakat pirincin üretiminde ya da işlenmesi esnasında kimyasal maddeler kullanıldıysa o ürünün uluslararası kuruluşlar tarafından “organik” sertifikası ile sertifikalandırılması mümkün değil. Dolayısıyla “doğal” olan her gıda aslında “organik” değil. Ancak doğal olan her gıdanın mutlaka kimyasal madde içerdiğinden de asla söz edilemez. Dolayısıyla doğal ibaresi bulunan gıdalar da tüketilebilir. Fakat tamamen organik bir gıda aranıyorsa bu durumda gıdanın organik sertifikasına sahip olması gerekir. Organik Beslenme Neden Önemli? Genetiği değiştirilmeden üretilen gıdaların besin değerleri çok daha yüksek olur. Aynı zamanda bu gıdalar lezzet bakımından da organik olmayan gıdalardan çok daha üst düzey bir seviyededir. Organik gıdalar tüketen kişiler beslenme yoluyla vücutlarına pek çok kimyasalın da girmesine izin vermedikleri için hastalıklara karşı çok daha sağlıklı bir vücuda sahip oluyorlar. Başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın nedenleri arasında besleme yoluyla vücuda alınan kimyasallar olduğu kanıtlandı. Elbette her gıda bu kimyasal maddeleri içermiyor. Ancak kimyasal madde içermeyen gıdaları tespit edebilmenin tek yolu da “organik” sertifikasına sahip olup olmadığının kontrol edilmesi oluyor. Aynı zamanda gıdalar besin değeri kaybına uğramadığı için vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineraller daha fazla alınıyor. Bu da daha sağlıklı bir yaşam anlamına gelebiliyor. Organik Ürünlerin Fiyatı Neden Daha Yüksek? Organik sertifikasına sahip olan ürünler organik tarım yöntemi ile yetiştiriliyor. Peki, organik tarım ne anlama geliyor? Organik tarım üretimin yapıldığı tarla, çiftçi, kullanılan gübre, yetiştirilen ürün ve ürünün işlenme koşulları, paketlenmesi gibi tüm süreçleri kapsayan bir yöntem olarak değerlendirilmelidir. Üretimin yapıldığı tarlanın 2 yılda bir nadasa bırakılması gerekir. Bu sayede toprağın yeniden yeterli minerale kavuşması sağlanır. Üretimin yapıldığı bölgede sanayi kuruluşları, otoyollar gibi çevre kirliliğine neden olan alanlar tarladan en az 5 km uzaklıkta bulunmalı. Doğal tohum ve doğal gübre kullanılarak üretim yapılması ise şart. Kısmi ilaçlama ise kesinlikle yapılmamalı. Organik tarımdan söz edilebilmesi için daha ek çok kriterin yerine getirilmiş olması gerekiyor. Sadece üretim değil işleme ve paketleme aşamalarında da pek çok kriterin uygulanması öncelikli koşullar arasında bulunuyor. Tüm bunlar üretim maliyetini çok daha fazla yükseltirken rekolteyi de bir hayli düşürüyor. İşte bu nedenle organik ürünlerin fiyatı, diğer ürünlerden bir miktar daha yüksek olabiliyor.

CHİA TOHUMLU ÇAY NE İŞE YARIYOR?

By Selman Tunc 25 Aralık 2017 13 Gösterim Yorum yok

Chia Tohumu Çayı, bu tohum özellikle yüzyıllardır herkes tarafından tüketilen en sağlıklı gıdalardan birisidir. Ancak Chia tohumu son zamanlarda oldukça büyük bir üne sahip olarak popüler olmuştur. Bu mucizevi tohumun sırrı enerji, dayanıklılık ve kuvvet olarak bilinmektedir. Ayrıca chia tohumu kendi bünyesinde bol miktarlarda omega-3, yağ, protein ve lif barındırmaktadır. Chia tohumu özellikle adaçayının başka bir türü olarak adlandırıldığı için çok özel olan bir üründür.

Chia tohumu çayı hazırlanışı oldukça pratik olan bir çaydır. 1 fincan kaynamış sıcak suyun içerisine 2 çay kaşığı kadar chia tohumu eklendikten sonra demlenmesi için 10 dakika beklemek yeterlidir. Chia tohumu çayını mutlaka yemeklerde 10 dakika önce tüketilmesi daha faydalıdır. Özellikle zayıflamak isteyen ve diyette olan kişiler için en sağlıklı çaylardan bir tanesi chia tohumu çayıdır. Chia tohumu yalnızca çay olarak değil başka besin maddelerine karıştırarak da tüketebilirsiniz.

Menepoza iyi gelecek doğal ilaç tavsiye dilen civan perçemi, ne işe yarar?

By Selman Tunc 25 Aralık 2017 13 Gösterim Yorum yok

Menopoz döneminde Ostrojen hormonunun azalması ile adet döngüsü düzensizleşir ve adet kanaması kesilir. Adetin son bulması ile bayanlarda şimdiye kadar alışık olmadıkları bir takım sıkıntılar yaşanır.

Bu dönemde en fazla yaşanılan sıkıntılar ise, ateş basması, terleme, ruhsal çöküntü ve sinirliliktir.

Ancak, bu sıkıntılara sebebiyet veren Östrojen açığını, doğal bitkiler ve ürünlerle karşılamak mümkün.

Örneğin, soyadan elde edilen doğal östrojen, menopoz sıkıntılarını bir hayli hafifletiyor.

Civanperçemi : Doğal östrojen kaynağıdır. Rahim spazmını, menopozdaki kanamaları durdurur, sinirleri gevşetir.

1 çay bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı bitki atılır 10 dakika sonra süzülür günde 2-3 bardak içilir.

Soğuk Sıkma Zeytinyağı

By dogal avm 24 Ekim 2017 20 Gösterim Yorum yok

4000 yıldan beri, hemen hemen aynı yöntemlerle elde edilen zeytin yağının yapım aşaması şu şekildedir:

*Zeytinlerin toplanması

*Yaprak ayırma ve yıkama

*Yoğurma (Malaksör)

*Katı/sıvı faz ayrımı ( press / dekantör )

*Sıvı/sıvı faz ayrımı ( dekantasyon / separatör )

Peki Soğuk Sıkma Zeytinyağı Nedir ? Diğer Zeytinyağı Çeşitlerinden Farkı Nedir ?

Soğuk press ya da soğuk sıkma yöntemi, zeytinyağı üretimi sırasında suyun ısısı ile ilgili bir konudur. Yapım aşaması sırasında normal zeytin yağları 40 - 50 ° C'yi bulan ısıl işlemlere maruz kalırken, soğuk sıkma zeytin yağında 20-25 ° C'de işlem yapılıyor. Ayrıca düşük su sıcaklığında içerisinde bulunan birleşenleri ve besin değerleri, diğer yöntemlerle kıyaslandığında daha çok yüksektir. Üretiminin hiçbir aşamasında kimyasal ya da hayvansal katkı maddesine maruz kalmaz. Bu nedenle rengi ve tadı tamamen doğaldır.

Kayısı'nın Faydaları

By dogal avm 24 Ekim 2017 27 Gösterim Yorum yok

A, B ve C vitaminleri açısından mükemmel bir kaynak olan kayısı, yağlı ciltler için önemli bir besin kaynağıdır. Ciltteki yağ oranını ayarlaması yanında nemlendirici görevi de görür. Kuru kayısıyı hem komposto olarak hem de yemeklerden 1 saat önce birkaç tane yedikten sonra üzerine su içerek kullanırsanız kilo vermenizde de yardımcı olur. Kayısı çekirdeklerinin ezilerek cildinize uygulamanız, ciltteki ölü deri hücrelerinden kurtulmanıza yardım ederken yeni hücre sayısını arttırmaya da yardımcı olur. Hepimizin de bildiği gibi kayısı yağı cilde parlaklık ve canlılık kazandırır. Kullandığınız cilt maskelerinin içerisine bir miktar kayısı yağı damlatmanız cildinizi besleyerek esneklik kazanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kayısı yağını şampuanlarınızın içine de damlatmanız saçlarınızı besleyerek güçlendirir, dökülmesini önler.